DÜĞÜNÜM

DÜĞÜNÜM

Ben, gönlü mahzun biriyim, kalbi de kırık
Kirpiklerimde yaş, boğazımda hıçkırık

Hüzün çizgi çizgi olmuş yüzümde
Bir damla damlamak üzere şu an gözümde

Kalbim kan çanağı sanki delinmiş gibi
Sinem alevlerin kaynadığı fırınlar gibi

Kalemim hislerime tercümanlık yapıyor
Bilsen gönlümde ne arslanlar yatıyor

Batmayan güneş gerek, batmayan hilal
Solmayacak renk gerek, pörsümez Cemal

Düğünüm olsun dostlarım gelsin
Damatlık elbisem bembeyaz olsun

Bütün dostlarım gelsin verilsin haber
Melekler yürüsün düğün arabamla beraber

O gün dostlarım beni omzunda taşısın
Gülsün hep düşmanlarım, dostlarım da ağlasın

Eller dergaha kalksın, misafirler saf saf
Damat için dileyin Yaratan’dan af

Ya Rab! Aç gözümü o gün kimler varmış göreyim
Zifaf gecesine cennet hurileriyle gireyim

Adana/1984

3 Comments

  1. Aslında bu süreçte bir nevi öldük ama gözlerimiz açıktı cenazemizde kimlerin olduğunu gördük.

  2. Şair çektiği çileyi ve hislerini anlatmış sonra mevlana gibi ölümü sevgiliye kavuşma olarak kendini meteforlaştırmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest